| Friendfeed, Ne Hız, Orada Neler Oluyor? |
|
|
| 07.04.2009 | |
|
Blogları ( kişisel web sitesi) öğrenmeye, algılamaya ve neden bu kadar takip edildilerini çözmeye çalışırken; hayatımıza hızla yeni bir kavram girdi: Frienfeed. Birçok kişi hayatını buradan paylaşıyor. kendi yaptıklarını yazmakla kalmıyor, çalıştıkları konularda sorular soruyor, gündemi takip ediyor. Popüler bir friendfeed kullanıcısının sorduğu bir soruya on dakikada yüzden fazla cevap gelebiliyor. Bildiğim hiç bir medya günümüzde bu hızı yakalamış değil.
Kişilerin ve kurumların buna nasıl vakit ayırdığı ve en iyi şekilde nasıl kullanılabileceği gibi sorularımı tüm sosyal networklerde ve yeni mecralarda kendi ürünlerinin tanıtımını aktif ve başarılı bir şekilde gerçekleştiren Ekim Nazım Kaya 'ya sormaya karar verdim: Botego firmasıyla farklı projeler geliştiren Ekim Nazım Kaya, sosyal bir mühendis olarak kendini konumlandırıp; bunu çözmenin yollarını arıyor. Friendfeed de ayrı bir dünya yaşanıyor. Haberiniz var mı? Kişiler anlık bilgi paylaşımında bulunuyor, sorular soruyor, her an ordaki odalardalar. İş saatleri içinde yoğun ve verimli çalışmayı seven biri olarak bunu şaşkınlıkla izliyorum. Kendisi de yoğun bir iş adamı olan Ekim'e soruyorum: NBS: Neden Friendfeed'de yazıyorsunuz ? (Sosyal networklere yazsanız; google aramalarında bulunur, konuyla ilgili kişiler okur.) Ekim Nazılm Kaya:Bir analojiyle başlayayım. Şurada yazdım, sonra insanlar katkıda bulundu: Friendfeed'in fiziksel karşılığını gözünüzün önüne getirsenize: Evlerinden çıkan insanlar bir mağaza önünde toplanıp birden vitrindeki bir ürünü konuşuyorlar, birden o küme dağılıp bir kısmı başka bir kümeyle bir sanat eserinin başında onu yorumluyor, o sırada başkalarının yan tarafta tartıştığı sinema afişine göz atıyorlar. Çok mucizevi, bir o kadar da kolay ve sıradan" Feed denen şey bence basitlik/ilginçlik oranı en yüksek teknoloji. Emin değilim ama gözlemim o ki, Friendfeed adlı proje, Facebook'taki news feed'den doğdu. Ve öyle başarılı oldu ki, Facebook iki değişiklik sonrası Friendfeed'in kopyası haline geldi. Feed'lerin, forum, grup türü platformların pabucunu dama atan bir teknoloji olmasının bence çok temel bir sebebi var: Tıklamanız gerekmiyor, izlemeniz yeterli. Bir forumda yüzlerce başlık vardır. Her birinin içeriğinin sizi ilgilendirip ilgilendirmediğini anlamak için kullanabileceğiniz araçlar sınırlı: Kaç kişi o mesaja cevap yazmış, en son cevap ne zaman yazılmış, ve başlık ne kadar ilginizi çekiyor... Diyelim ki tıklamanızı sağlayacak kadar ilgi uyandırdı, tüm tartışmayı okumak için alt sayfalarda dolaşmak, bazen onlarca tıklama ve bekleme süreci anlamına geliyor. Friendfeed'de açılan konunun ilginçliğini değerlendirmek için bakmanız yeterli. Çünkü hem başlığı, hem ilk hem ve son yorumu, hem de kaç yorum olduğunu, kaç kişinin bu başlığı ilginç bulduğunu değerlendirmek için yalnızca "bakmanız" gerekiyor! Tüm tartışmayı okumak için ise tek bir tıklama yeterli. Ve Ajax sayesinde o tıklama sonrasında tüm tartışmanın açılıvermesi bile insana hoş bir duygu yaşatıyor. Bence beklentileri artan, vakti (sözde) azalan insan için artık bu deneyim her şey demek. Görselliğinden bahsetmeye zaten gerek yok, foto, video, ses kaydı ekleyebiliyorsunuz. Friendfeed'in -sıkça eleştirilen- bir de kurnazlığı var. Xing'de ya da Linkedin'de de kendi ağınızdaki insanların yaptıklarını gösteren bir "feed" var. Ama Friendfeed arkadaşlarınızın arkadaşlarını da size göstererek hem hızla büyüyor, hem de -çoğu tanımadığınız insanlardan oluşan ve her an güncellenen- bir gazete gibi, "acaba şu anda feed'de neler akıyor?" merakını uyandırıyor. Bütün bu dünyanın onaylanma isteği ve egolarımıza hitap ettiğini söyşeyebilir miyiz? Hepimizin egosu, onaylanma isteği var. Friendfeed bunun için gerekli tüm araçları sunuyor. "Like" edilmek, yorum bırakılmaya değer bulunmak bu ihtiyacı tatmin ediyor. Öyle ki, son günlerde "x beni takip etmeye başladı, onur duydum" mesajları bile görmeye başladık. Bunları eleştirdiğim düşünülmesin, ben de Michael Arrington beni takip etmeye başladığında aynısını yaptım. Kimi "öğreten adam"lığının tatminini yaşıyor, kimi "duygusal insan" yanının. Bunlar doğal şeyler ve gerçek hayatta da yaşanıyor.
Ürettiğin değerli içeriği bir blogta toplasan? Hayat gibi feed de sürekli akıyor, ve yazdıklarınızın ömrü genelde birkaç dakika... Buna tahammül etmemizin sebebi bence yazdıklarımızı ilginç bulan birinin, tüm yazdıklarımızı eskiye doğru tarayabilme olanağı. Yaşadığımız bir zamanı tekrar yaşama olanağımız yok, ama yazdıklarımızı geriye dönüp izleyebiliriz. Yazdıklarımız ikinci, üçüncü sayfaya gitmek yerine silinseydi, eminim çok daha az kişi yazardı. Algı yaratmak ve Friendfeed ilişkisine değinebilir misin? Facebook ve Friendfeed'i birer hayat vitrinine, Xing ve Linkedin'i de iş vitrinine benzetebiliriz. İnsanlar yaptıkları işler, beğendikleri şeyler, ve yorumlarıyla bir karakter çiziyorlar. Herkesin amacı bu olmasa da bunu algılanmasını istediğiniz şekilde "tasarlamanız" mümkün. Yine ego başlığıyla bağlantılı olarak, insanların sizinle ilgili algısını manipüle etme olanağınız var, ve biliyorsun ki "algı herşeydir."
Sistemde sorulara anlık cevaplamalar gelebilmesi rüya gibi, bunu nasıl kullanabiliriz? Friendfeed faydalı listeler çıkarmak için kullanılabliyor, örneğin ben "Haydi blogculara yönelik davet-toplantı-ürün gönderme okazyonunda bulunacak şirketler için bir blog listesi çıkaralım" dedim ve kısa sürede şu liste çıktı: Şu da "nereden mezunsunuz" listesi: http://friendfeed.com/e/daa8cf76-9159-4010-9732-6e81506e326e/Nereden-mezunsunuz/
Serdar Kuzuloğlu şöyle bir tartışma başlattı: "friendfeed kolay arayuzu ve akillica modeline ragmen cok kucuk bir profesyonel kitleyle yetinmek zorunda kaldi. Sizce neden?" Benim yorumum şöyleydi. "Bence FF'de feed'i oluşturan servislerin çoğu early adapter'lar tarafından kullanılan ve gerçek bir içerik katılımı gerektiren sitelerden geldiği için. Facebook'un kendisine herkes resim yükleyebilir ama Flickr kullanan azdır. Herkes tek cümlelik bir status message yazar ama blog yazan sayılıdır. Bu servisleri kullanmadığınızda ya da kullananlarla tanıdık değilseniz friendfeed'iniz çok kuru kalacaktır" Dolayısıyla RSS'in Friendfeed'in önemli bir unsuru olduğunu düşünüyorum.
Twitter 'a biraz yabancıyım. Biri Bizi Gözetliyor'un izlenmesini sağlayana benzer bir motivasyondan beslendiğini düşünüyorum. Daha aşina olanlara sormak lazım. Bir sabah sevdiğim bir arkadaşım, beni evimden aldı. Ben her zamanki neşemle, hatrını sordum; karşımdaki kişi bana surat asıyordu. İki önce işinden çıkartılmış ve bunu Friendfeed, Twitter gibi tüm kullandığı araçlarda duyurmuş. Ben de satışta ve genelde dışarda olan bir insan olarak- doğal haliyle- okumamışım. Karşımdaki kişi benim tepkisizliğime sinirlenmiş. Ben de ona dedimki, sevgili arkadaşım,işinden ayrıldıysan, ariyip, benden destek istemen gerekmez mi? Yeni siteler, yeni davranış biçimleri ortaya çıkardı. Birinin kendisini takip etmemesi, ya da takip listesinden silmesi, alınma sebebi olabiliyor. Ben bu duyguları kendim yaşamadığım için bunları anlamlandıramıyorum. Takip etmek, like etmek, bloklamak gibi özellikler yokken insanımızın bu davranış biçimlerini gözlemlemek mümkün değildi. Gerçek hayatta bunların karşılığını görmenin olanağı yok, çünkü bir toplantı salonunda sevmediğiniz birini bloklayamazsınız, söylediği şeyleri duymamak, yaptıklarını görmemek için "hide" edemezsiniz. Ya da yakınınız olmayan birisi sizinle ilgilenmiyor diye ona kızamazsınız. Yeni fonksiyonlar yeni davranış biçimleri doğuracaktır, psikologlara yeni bir inceleme alanı açıldı. "Bu konuyu daha önce ben yazmıştım"lar da anlam veremediğim diğer bir yaklaşım. Çatışmalar da öyle. Rahatsız eden bir ifadeyi "Hide" etmek dururken altında çatışma başlatmak bana çok yabancı.
Senin en çok şaşırdığın şey, bunca meşgul insanın Friendfeed'e bu kadar zamanı nasıl ayırdığıyla ilgiliydi. Aslında herkesin feed'e katkıda bulunduğu tipik saatleri var, ama çok kişi olduğumuz için pek çok insan 24 saat oradaymış gibi bir akış sözkonusu. Oysa 100 kişilik bir grupta herkes günde onbeş dakika ayırsa zaten 24 saate yayılan bir güncelleme anlamına gelir. Ben de akşamüstü çalışma verimim düştüğünde, ve geceleri FF'de oluyorum.
Açık konuşayım, ben Friendfeed'de PR yapıyorum. Eğleniyorum da, ama vakit ayırmamın sebebi hem kendimle, hem de işimle ilgili bilinirlik yaratmak. Aslında siteye ayırdığım vakti bu anlamda bir yatırım olarak değerlendirmek de mümkün. İşlerimi ekip arkadaşlarıma delege etmeyi başarıyorum, aksi taktirde bu yatırımı yapamazdım. Bir diğer fayda da "insan keşfetmek." Ama bir değerli insanı keşfetmek için belki 100 kişinin yazdıklarını okumak durumunda kalıyorsunuz, bu anlamda yorucu ve bazen sıkıcı hale gelebiliyor. Friendfeed, hepimizi bilgi bombardımanını izleyen, değerlendiren, çıktılarını yorumlayan birer bilgi öğütücüsü haline getiriyor ve posasından faydalanabileceğimiz bir öğütme süreci değil bu, kendinizi kaptırırsanız başlı başına bir iş haline geliyor. Bu gece PR faydası konusunda somut bir durum yaşandı. Chat bot ile ilgili bir projesi olan bir arkadaşın bana iki saat içinde nasıl ulaştığını görmek için şu thread'i paylaşayım:
Friendfeed'de karşı cinsle temas olanağının sınırlı olması, Facebook'a benzer bir büyümeyi önleyen yegane durum. Çünkü mesajlaşma özelliği yok, her şeyin ortada yaşanması nedeniyle karşı cinsten birine yaklaşmak isteği, kişinin dahil olduğu komünite tarafından hemen fark edilecektir :) Bu ortamdaki gelişme potansiyelini nasıl değerlendiriyorsun? İnsanların görsel özelliklerinin değil, düşündüklerinin, sevdikleri şeylerin paylaşıldığı bir ortam olması nedeniyle Friendfeed'i demokratik buluyorum. Arkadaşlarımın arkadaşlarının "yarın vizem var" yazılarını görünce nasıl bir genişleme potansiyeli olduğunu fark ettim, 20'li yaşlarının başlarındakilerle 50'li yaşlarında olan insanlar aynı ortamda birbirlerini tanımadan paylaşım yaşıyorlar. |
















