Digitalage Konferansı'nda Buluştuk

Digitalage 2010 Konferansı

 

Gelenekselleşen Digitalage Konferansı’nda sektörünün oyuncuları biraraya geldi. Ajanslardan, konuya değer veren kurumlara, operatörlere kadar herkesi birarada görmek ve dinlemek çok değerliydi.

Neler öğrendim?

Pelin Özkan @ Digitalage KonferansıPelin Özkan‘ın konuşmasında değerli örneklerle sektördeki yapılmış
kampanyaları anlattı. En etkilediğim Amstong’un Kanser Kampanyası ve
Facebook Showroom‘du.

Lance Armstrong’un kansere karşı pedal çevirdiği kampanya için
destekleyenler, Nike’ın internet kanallarına mesaj atar. Bu mesajlar,
özel bir aletle asfalta yazılar; Amstrong geçtiği her yerde destek
mesajlarıyla karşılanır. Amstrong’u internetten izleyenler kendi
mesajlarını görür ve isteyene fotoğrafı yollanır. Videosunu buradan izleyeceğiniz kurgunun, katılanları mutlu ettiğini ve yararlı olduğunu
görebilirsiniz.

Facebook Showroom, videosundan da izleyebileceğiniz gibi, basit bir
kurgu ve varolanların kullanılmasıyla başarıyı yakaladı: Facebook ve
Etiketleme. Mağaza Müdürü Gordon Gustavson için bir profil
oluşturdular.İki hafta boyunca Ikea mağazalarındaki 12 resmi
eklediler.Kendi ismini ürüne ilk etiketleyen kişi, ürünü kazandı.
İnteraktif bir şekilde gerçekleşen kampanya, kişilerin yorumları
sayesinde, hızla yayıldı. Profil sayfaları sayesinde ürün resimleri
binlerce kişiye yayıldı. Sadece reklam ilanlarına bakan kişiler yerine
kendilerini ürünler eşleştiren ve eğlenen bir topluluk yaratıldı. Bu
kampanyadan, kişilerin basit kurgularda hızlıca olayın bir parçası
olduğunu ve hedef kitlenizin kullandığı sosyal ağın bir parçası olmanın
önemini tekrar gözlemledim.

Patou Nuytemans /Ogilvy Group @ Digitalage

 Ogilvy Group’tan Patou Nuytemans sunumdan dikkat çekici öğeler:

  • İnternet ve twitter ile mesajı alış şeklimiz değişti. 10 yıl önce BBC seyircisiyle hiçbir iletişim kuramazken; şimdi izleyicisinden birçok geribildirim alabiliyor.
  • Dünya nüfusunun yarısı mobil yaşıyor; bunun %20si haberleri mobil okuyor ve anında haberdar olup; yorum yapabiliyor.

 UK ve US, kişiler günde 9 saat medyada geçiriyor, Avrupada ise 7 saat medyada geçiriliyor ve birçok mesaj alınıyor. Bu zaman, uyku zamanımızdan bile fazla!

 
Microsoft Türkiye’den Ebru Çapa’nın sunumundan önemli noktalar:

  • Avrupa nüfusunun %55’i TV’de programları kendi istediği zaman izliyor; ülkemizde de bu durum yaygınlaşacak.
  • EIAA European Media Landscape Report Turkey Analyse’e göre

Türklerin % 49u TVsiz bir hayat düşünemiyor.

  • Türklerin %35i internetsiz bir hayat düşünemiyor.
  • Teknolojinin değişimini ve ucuzlamasını gözönüne alınarak, hedef kitlemizin olabileceği yerleri blirlemeliyiz. 

Oyun konsolları pazarlama planında olmalıdır.

  • 23 milyon Xbox Live Users var, bu sayı dünyanın en kalabalık şehrinden bile fazla.

Oyun konsollarının gittikçe önem kazandığını ve Avatar filminde olduğu gibi doğru bir kurgulamayla başarılı çalışmalar yapılabileceğini düşünüyorum.

Yılın başarı hikayelerini dinlerken, size inanan ve gerçekten dinleyen bir ajansla çalışmanın başarının anahtarı olacağını gözlenledim.

Erik Qualman / SocialnomicSocialnomics kitabının yazarı Erik Qalman İnsan Odaklı Ekonomi’yi anlattı: 

Kabul edilme isteği, bizin DNA’yimizde var. Bunun için sosyal ağlar yükseliyor.

  • Tüketici olarak artık daha çok medya görüyorum; böylece daha az biliyorum.
  • Facebook Places uygulaması ile Foursquare’i öldürecek.
  • Viral bir strateji olmalalıdır; viral yapalım diye yola çıkılmamalıdır.Varolan bir kampanya ve stratejinin parçası olarak konumlanmalıdır.

Sosyal alışveriş dönemi başladı. "Bunu alabiliri, arkadaşlarım almış!"



Gelecek sene Digitalge Konferansı’nda tekrar bu keyifli ortamda biraraya gelmek üzere sözleşerek; etkinlikten ayrıldık. 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir