Sosyal Ağlar, Eğitimde Etkili mi?


Mustafa Yücelgen Mustafa Yücelgen, eğitimleri ve bilgileri kişilere nasıl daha hızlı ve yaygın ulaştırabileceği konusunda uzmanlaşmıştır.

 Son altı senesini
e-öğrenme, içerik geliştirme, eğitsel yazılım tasarımları ve web tabanlı yeni
eğitim teknolojilerini geliştirmeye adamıştır. Bilgi Kurdu Yönetici Ortağı Mustafa, eğitim sektöründeki yenilikleri sosyal ağlarla birleştirdiği bilgilendirici yazısı huzurlarınızda:

 

 

 


Sosyal Ağlar, İnsanların Eğitim
Düzeylerini Ne Şekilde Etkiliyor, Eğitimsel Ne Tip Avantajlar Kazandırıyor ?

Yıl 2025.

Teknoloji insanların bugün sadece hayal bile
edebileceğinin ötesine geçmiş.

Artık günlük hayatınızın en önemli iletişim
aracı olan holofon ile istediğiniz kişinin adını söylüyor ya da size verdiği
iletişim bilgilerinden birini kullanıyor, eğer o da müsaitse yanıbaşınızdaymış
gibi odanıza arzı endam ediyor. 3 boyutlu holografik görüntüsüyle nerdeyse
kanlı canlı olarak anında yanınıza gelmiş gibi.

Ya da dünyanın öbür ucunda yaşayan ve doğal hayat yaşamına çok
imrendiğiniz, daha birkaç gün önce Lifenet'te tanıştığınız Meksikalı çiftçinin
size, özlediğiniz doğallıkta, hem de 2 gün içinde, nefis kokulu domatesleri
nasıl yetiştirebileceğinizi öğretmesini istiyorsunuz. Bunu da internetin yerini
almış, artık sadece hava yoluyla iletişim kurmayı sağlayan, ışık hızında
çalışan Lifenet içinde, üyesi olduğunuz bir Yaşam Paylaşım Ağında
gerçekleştiriyorsunuz.

Yukarıda adları kendi uydurmam olan bir takım fütürist
teknolojileri, "bir takım şeyler ne kadar hızlı değişse de insanların iletişim
kurma, yeme, içme, arkadaş edinme gibi yaşamsal ve sosyal ihtiyaçları hiç
değişmeyecektir" önermesine örnek olsun diye verdim. Bu önermeye günümüzden bir
örnek vermem gerekirse:

Websiteleri, intranetler ve mobil ortamlar için ilginç hizmetler
veren Webcredible adlı İngiliz firması, Kasım 2007-Ocak 2008 ayları arasında
bir anket düzenlemiş.

Soru şu: Hız ve bağlantı kalitesinin problem olmadığı bir durumda,
cep telefonunuzda şunlardan hangisini kullanırdınız?

Sonuçlar:

  • Sosyal ağlar (%25)
  • Seyahat bilgileri/planlama (%13)
  • E-Posta (%33)
  • Yerel Bilgiler-Çevrenizde neler oluyor bitiyor (%20)
  • Online alışveriş (%9)

Sosyal ağların 2. sırada olması, bahsettiğim ihtiyaçların teknolojiden
bağımsız şekilde, ama teknolojinin de tüm olanaklarını kullanarak
giderileceğini gösteriyor.

Türkiye'de Yonja, 80630, Siber Alem gibi arkadaşlık siteleriyle
tohumu atılan, Çember.net ile sosyal-iş ağı kavramıyla kalitesi ve entelektüel
bilgi birikimi yükselen sosyal ağlar kavramı, ülkemize Netlog , MySpace ,
ve XING gibi dev sosyal ağ markalarının gelmesiyle hızla tanınmaya ve gelişmeye
başladı. Sadece arkadaş, sevgili bulmanın ötesinde de paylaşımlar olabileceğini
bize gösteren bu siteler, aynı zamanda insanların bu ortamlardaki paylaşımları
süresince kendi bilgi birikimlerini geliştirdiğini, kariyerlerini
değiştirdiğini ve hatta eğitimlerine beklenmeyecek ölçüde yardımcı olduğunu
gösteriyor.

Tabi ki bu işin erbapları Amerika'dan çıkıyor. Haliyle bilgi ve
istatistik toplumu olan bu ülkenin bilim insanları ve üniversiteleri hemen
sosyal ağlar olgusunun peşine düşmüş, yorulmaksızın araştırmalara başlamışlar.
Her ne kadar devlet destekli bir proje olduğuna inansam da (tıpkı Windows gibi)
Facebook gibi sosyal ağlar üzerine aforizmalar üretilmeye başlanmış bile; Facebook öğrencilerin üniversite
hayatına adaptasyonunu kolaylaştırıyor mu (http://www.sciencedaily.com/releases/2008/05/080512094426.htm), sanal sosyalleşme bizi
daha mı akıllı kılıyor (http://psp.sagepub.com/cgi/reprint/34/2/248),
Second Life (internetin en büyük sanal yaşam platformu) gerçek hayattaki
sosyal becerilerimizi geliştiriyor mu (http://www.sciencedaily.com/releases/2008/07/080717210838.htm) gibi yığınla sorunun
peşine düşmüş durumda bilim dedektifleri.

2008
yılında Minnesota Üniversitesi'nde yapılan bir araştırmada, araştırmaya katılan
öğrencilerin %94'ü interneti kullanmakta, %82'si evden bağlantı kurmakta ve
%77'sinin en az bir sosyal ağda profili mevcut. Buradan yola çıkan
araştırmacılar öğrencilere sosyal ağları kullanarak neler öğrendiklerini
sormuşlar; öğrenciler teknoloji becerilerini (bilişsel yetilerini)
geliştirmesini ilk sıraya koymuşlar. Bunu yaratıcılık, yeni ve farklı fikirlere
açıklık, iletişim becerileri izlemiş. Yaşları 16-18 arasında 13 farklı lise
öğrencisi üzerinde yapılan 6 aylık bu araştırmanın sonuçları gösteriyor ki,
günümüz eğitim sisteminde, tabi ki bahis konusu araştırma Amerika'da
yürütüldüğü için bu ülkenin eğitim sistemi olarak anlayalım, çocukların ve
gençlerin başarılı bir yaşam için sahip olması istenen 21. yüzyıl yeteneklerini
sosyal ağlar sayesinde çarçabuk geliştiriyorlar. Aynı zamanda yaratıcı
becerilerini de, mesela şiir, sinema gibi, paylaşarak entelektüel birikimlerini
çoğaltıyorlar.

Peki
ya iş hayatımıza etkileri?

Düşünün
ki iş başvurusunda bulundunuz, kurum referans istiyor. Özgeçmişinizin referans
listesinde sosyal iş ağı profilinizde sizi öneren yazılar ve yazarların profil
adresleri mevcut. Görüşme yaptığınız kişilerin de burada profili olması ve sık
sık kullanıyor olmaları olası. Bu sayede sizi kendileri gibi görmeye
başlayabilir, empatik bir yaklaşım ile sizin teknolojiyi kendi yararınıza
burada olduğu gibi, başvurduğunuz görevde de benzer yaratıcılıkla
kullanabileceğiniz kanaatine varabilirler.

Çok
mu ütopik oldu? Hiç de değil!

Günümüzde
iş görüşmeleri artık çevrimiçi (online) sanal toplantı platformları ile
yapılabiliyor (http://www.bilgikurdu.net/demo/perculus/pka/pka.htm), mülakat sınavlarına, eğitimlere internet üzerinden
katılabiliyorsunuz; iş başvurularınız kariyer portallarında binlerce kuruma
anında ulaşabiliyor.

Kaldı
ki ülkemizde henüz emekleme döneminde olan internetin, bu tip amaçlar için kullanımı
tahmin edilenden de hızlı biçimde gelişiyor. Yeni iş ortaklarınızla tanışmanız,
aklınıza gelmeyen bir işi, Facebook'ta karşılaştığınız ilkokul arkadaşınızdan
aldığınız ilhamla yapmaya başlamanız, projelerinize kaynak veya yatırımcı
bulmanız, teknolojinin ve akıllı insanların hizmetinize sunduğu sosyal ağlar
kavramı sayesinde tahmin ettiğinizden de hızlı biçimde olasıdır.

Sadece
inanın, yaratın, ve bağlanın!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir