Ekonomik Durgunluğun Mobil Pazar Üzerindeki Etkileri

Enver Altınİlk yazarımız Enver Altın, şu anda benimle beraber keyifli bir proje gerçekleştiriyor. Üniversitelerde "Dünyam Cebimde" isimli bir sunumla, farklı kitlelere mobil dünya pazarını tanıtıyor, dünya ve Türkiye'deki yeri ve önemini anlatıyor.

Aslında bunu bir sosyal sorumluluk projesi olarak görüyoruz; bilgilerimizi paylaşırken, dinleyicilere yeni fırsatları gösteriyor; aynı zamanda sektörün ihtiyacı olan bilgili ve ilgili eleman açığını da kapatıyoruz.

Enver Altın, hızlı düşünen, her konuya farklı açılardan bakabilen ve bunları rahatça dile getiren, sektörümüzde örnek alınacak biri. Teknik kökenli olmasına ve bu konuda uzmanlaşmasına rağmen işin pazarlama ve satış bölümünde de yer almak isteyen, her derde deva bir elemanken; yakın zamanda ayrılarak kendi firması Construia'yı kurdu. Bu kriz ortamında kendi firmasını kuran Enver'den ekonomik durgunluğun mobil pazara yansımalarını okuyacaksınız:

Ekonomik Durgunluğun Mobil Pazar Üzerindeki Etkileri

Basit değil mi? AB ülkeleri ABD'ye ihracat yapamazlarsa gelişmekte olan diğer ülkelerden ithalat da yapamıyorlar. Biz AB'ye ihracat yapamazsak o zaman cari açığımız büyüyor ve bu açığı finanse etmek için borç para ihtiyacımız artıyor. Ayrıca ürettiğimizi satamazsak üretimi yavaşlatmamız veya durdurmamız gerekiyor. Bu da artan işsizlik demek. Artan işsizlik, halkın tüketim alışkanlıklarının değişmesi ve sınırlı kaynakları harcayarak satın alırken isteksiz davranmaları demek. Bu da insanların artık zaruri olmayan ürün ve hizmetleri almak istemeyecekleri anlamına geliyor.

Operatörlerin kontör satışlarının korkutucu şekilde düşüşünü veya fatura tahsilatlarındaki sıkıntıları böyle açıklayabiliyorum. Halkımız, bir kez daha, fakirleşiyor gibi görünüyor. Ama bu krizin öncekilerden biraz farkı var. Artık beslenme ve barınma gibi temel ihtiyaçlarımızı karşılayabilmek; sanayi, tarım, hayvancılık yapabilmek için ithal mallara daha fazla bağımlıyız. Her kriz yerli mal ve hizmet üretimini biraz daha baltalıyor.

Kişisel kehanetlerimi biraz daha açarsak, temelde abone başına yıllık gelir ortalamasının hissedilir şekilde düşüşünün sonuçlarını şöyle öngörüyorum:

  • Logo/melodi ve mobil müzik gibi mobil içerik servislerine zaten 2007 ortalarında elveda demiştik. Bugünlerde bu servislerin posasından para kazanılıyor. Aslında erotik video mobil içeriklerinin ömrünü daha kısa öngörüyordum ama görünüşe bakılırsa Türk halkının sosyal yapısı bu etik olmayan iş modelini bir süre daha, bilgisayar ve internet kullanımı yaygınlaşana dek yaşatacak.
  • Zaten uzun süredir düşme trendindeki katma değerli IVR servisleri üzerinden çalışan arkadaş bulma ve erotik sohbet servisleri ile yakında temelli vedalaşıyoruz.
  • Medya ve mobil dünyayı bir araya getiren çeşitli interaktif servisler (TV alt bant SMS servisleri…) gelir kaybediyor olmalı veya bugünlerde gelir kaybetmeye başlayacak.
  • Bilgi-eğlence servisleri de (haber, hava durumu, spor, gol görüntüleri) halkın tasarruf politikasını izleyecek. Cepten haber okumak yerine bedava olan TV, veya internet sitelerini kullanacaklardır.
  • Aboneler arası sesli telefon görüşmeleri ve mesajlaşma servisleri kullanımı; diğer adıyla operatör servisleri toplam kullanım olarak çok etkilenmeyecek ama karlılık numara taşınabilirliğinin de getirdiği rekabet ortamında hissedilir şekilde azalacak gibi. Operatörler çeşitli ucuz tarifelerle insanların cep telefonu kullanım alışkanlığını artırmaya, müşteriyi sabit telefon hattı işletmecilerine kaptırmamaya çalışacaklar – kriz eninde sonunda bitecektir ve bittiğinde de en az dayak yiyen boksör galip olacak. Ama galibiyet bedelsiz değildir, onlar krizin bitmesini beklerken borsada işlem gören hisse fiyatlarının biraz düşeceği tartışmasız. Ben güzide operatörümüzün yerinde olsam Microsoft'un yaptığını yapar, hazır düşmüşken kendi hisselerimi kendim satın almaya başlardım. Ortakların hisselerini ucuza kapatmak her zaman iyi fikirdir.
  • Eminim Ulaştırma Bakanlığı "keşke ilk ihalede lisansı verseydik" diye düşünecek, çünkü yeni 3G ihalesinde öyle milyar liralar havada uçamayacak gibi duruyor.
  • Ayrıca 2009 ve hatta 2010'un 3. çeyreğine kadar duyurulacak yeni katma değerli servislerin ağırlıklı olarak mobil pazarlamaya yönelik olacağını öngörmek çok zor değil; daha fazla mobil kupon uygulaması göreceğiz ama bu servislerde paranın yönü tersine olacak sanki. Servise erişmek ucuz, ürünün kendisini kullanmak biraz daha pahalı olacak gibi.
  • Unutmadan, mobil oyunlar da pazarı terk ediyor. Para yoksa eğlence de yok.

Bunların hepsi alınacak çok sayıda ders içeriyor. Bu derslerin başında insanların ucuz olanı takip edeceği var.

Internet kullanımının da rekabet dolayısıyla daha da ucuzlayacağını görürsek, 2009'un VoIP çözümlerinin KOBİ'leri aşıp evlere gireceği yıl olacağını söyleyebiliriz. İnsanlar evlerine aldıkları Internet bağlantısından daha fazla hizmet beklemeye başlayacaklar. Bu talebin büyük olasılıkla düşük fiyatlı, kullanımı kolay, WLAN destekli, VoIP yapabilen cep telefonlarının pazara hızla girmesini ve satışlarında patlama getireceğini tahmin ediyorum; tabii eğer iyi tanıtmayı becerirlerse.

Shopping Girl Diğer alternatifler pahalı olunca Internet kullanımı ve bilincinin biraz daha artacağını söyleyebilirim. Bunun sonucunda Internet üzerinden alışverişlerin artmasını bekliyorum. Sahibinden.com, gittigidiyor.com ve eğer aklını biraz başına alırsa hepsiburada.com bu dönemde biraz prim yapacak gibi. Diğerlerinin ve yeni gireceklerin de şansı var: kimlerin büyüyeceğini basitlik, kullanım kolaylığı ve hizmet kalitesi belirleyecek.

Bir diğer gelişme de TK tarafında olacak gibi. Büyük olasılıkla TK, öncelikle mobil alışveriş konusunda daha esnek davranacak. Eğer devlet baba telefonla satın alınan ürünlerde ÖİV almaktan vazgeçerse mobil alışveriş, finans dünyasıyla mobil operatörleri de bir araya getirecek gibi duruyor. Elimizdeki cep telefonları yakında birer taksitli kredi kartına dönüşebilir 😉 Eğer bu olursa, cep telefonu ekranlarından alışveriş yapılmasını kolaylaştıracak tasarımlara ihtiyaç olacak. Türk'ün aklı kaçarken çalışır, krizden kaçarken dahiyane fikirler bulacağız ve biz mobilcilerin inovasyonla coştuğu yıl 2009 olacak. Bu fikirlerin çoğu ülkemiz için uygun olmayacak ama aramızdan uyanık olanlar diğer pazarları kurcalamaya; servis ve yazılım ihracatı yapmaya başlayacak.

Türkiye'de pazarın daralacağı konusunda herkes hemfikir; inovasyon yaparken bir yandan ihracatı da artırabilirsek tüm sektör olarak bu krizden hayli kuvvetli çıkabiliriz. Birçok yönden çevremizdeki petrol zengini halklara aç oldukları hizmetleri götürmek için avantajlı konumdayız. Tecrübeliyiz, sosyal olarak onlara yakınız, kültürlerine kolayca adapte olabiliyoruz.

Can sıkıcı günlerin hızla yaklaştığı kesin ama, enseyi karartmamakta yarar var.

Natali'ye açılışı benimle yaptığı için çok teşekkür ediyor, yazımı okurken eğlendiğinizi umuyorum.

Hayırlı işler! 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir