Obama + Kriz + Ümit & Teknolojiye Yansımaları& Beklentiler

Honor Gunday GoldenGateSan Francisco'dan heyecanlı, yenilikleri seven Honor Günday 

Silikon Vadisi'nde fikirlerin ürüne dönüşmelerini sağlayan OutCubator 'ın kurucusu.

Etrafında olup bitenleri fazlasıyla farkında, bu özelliğiyle bilişim sektöründe çoğu kişiden ayrılıyor; yani rüyada yaşamıyor.

Dünyada olan son gelişmeleri, Obama'yı, krizi, ümitleri,teknolojiye yansımalarını Honor'dan okuyacaksınız.

Obama + Kriz+ Ümit & Teknolojiye Yansımaları ve Beklentiler

Yarın Obama yemin ediyor, ve dünyada yeni bir dönem başlıyor.
Bu günün bir değişim noktası olduğunu göz önüne alarak, geçtiğimiz 8
senelik II. Bush dönemindeki politikaları, ekonomik ve teknolojik
gelişmelerini bir diagram haline getirdim. 

Krizin Diagramı

Bu diagramı biraz açıklayarak, Obama'nın idaresinin gelmesiyle bizleri
nelerin beklediğini anlatacağım:

Aynı zamanda  Silikon Vadisi'nde neler
oluyor, yazımda bulacaksınız.

Diagramda görebildiğiniz gibi, II.Bush (çöküş dönemindeki Osmanlı
padişahları gibi yani) başkanlığa geldikten sonra, teknoloji alanında
iki önemli yanlış hamle yaptı:

  • Yobaz bir şekilde, kök hücre araştırmaları için federal fonların kullanılmasını yasakladı.
  • Çeşitli yeşil/çevreye duyarlı teknolojilerin geliştirilmesini
    sağlayabilecek, benzinsiz araba teknoloji araştırmalarının
    fon almasını sağlayacak Kyoto protokolünü imzalamayı reddetti.

Bu iki
politika Silikon Vadisi'nin ufkunu biyoteknoloji, genetik
araştırmaları, çalışan araba, güneş enerjisi, nükleer enerji
alanlarında geliştirebilip, Amerika'da 10 sene sonrasında yeni istihdam
yaratılmasını sağlayabilecekken; Silikon Vadisini zaten satüre olan,
geleneksel hardware ve software alanlarına katma değeri az olan
inovasyonlara itti.
(Şu anda, Silikon Vadisi'ndeki Stanford ve Berkeley gibi
üniversitelerde yukarıdaki konularda araştırma yapılıyor. Ancak bu
alanlarda hızlı bir şekilde yol alınabilmesi için yüklü miktarda
federal fonun kullanılması gerekiyor ama şu an federal fon verilemiyor.)

Yukarda saydığım ihmallerin yanında, yine diagramda görüldüğü gibi,
Bush, 2 kere tax refund vererek ve düşük faiz politikası uygulayarak
tüketimin artmasını sağladı.
İnsanlar ödeyemeyecekleri emlakları, hiç para yatırmadan satın aldılar,
sonra bu evleri dayadılar döşediler, kapılarına 2 SUV araba,
bahçelerine havuz koydular. Şişmeye devam eden balon emlak piyasası,
insanların kendilerini zengin zannetmeleriyle daha çok tüketim yarattı.
Teknoloji sektörü ise bu gelişmelerden şu şekilde nasibini aldı:

  • 2001'deki kriz ile durmuş olan hızlı internet her eve dağıldı,
  • Herkes laptop ve cep telefonu edindi.
  • Çoğu kişi evlerine plasma televizyon ve home theater sistemi aldı.

Tüketilen malların üretildiği, programlandığı ve müşteri hizmetlerinin
verildiği Çin ve Hindistan da, bu ekonomik gelişmelerden nasiplerini
aldılar. İki ülkede de orta sınıf oluştu, tüketim arttı ve lüks tüketim
başladı.

Hem Amerika'da tüketim, hem Çin ve Hindistan'da tüketim
artınca, petrol fiyatları da hızla artmaya başladı. Bir yandan da Bush
hükümeti finansal şirketleri regüle etmeyi ihmal etti. Hatta, teknoloji
alanında iş bulamayan mühendisler ve araştırmacılar finans sektöründe
işe alındılar, komplex ve anlaşılmaz finansal ürünler geliştirip, hem
finansal aktiviteyi anlaşılamayacak bir karmaşıklığa ulaştırdılar hem
de dünyanın geri kalan ülkelerindeki pazarlara para akışını
arttırdılar.

Amerika'daki Emlak-Tüketim-Lüks Tüketim döngüsü (bkz.
diagram) Avrupa'ya ve sonra da BRIC ülkelerine (Brezilya, Rusya,
Hindistan ve Çin) ve dolaylı olarak da Türkiye'ye ulaştı. Petrol
fiyatları iyice arttı. Rusya ekonomik patlama (boom) yaşamaya başladı. Dubai gibi
şehirler kuruldu. Araplar, ellerine geçen parayı yeniden finansal
piyasalara yatırdılar. -Hatta Türkiye'ye bu sayede yatırım getirildi.-

Yukarda yazdıklarım, sonun başlangıcı oldu; Amerika'daki sahte
zenginler borçlarını ödeyemeyince, bankalar iflas ettiler ve bugünkü
kriz bildiğiniz gibi devam ediyor…

Peki Amerika'daki yapılan alışveriş bizi niye bu kadar etkiliyor, diye düşünenler için, bir istatistik paylaşayım:
Los Angeles Times' da dün çıkan bir habere göre, Amerikalılar Dünya nüfusunun
sadece % 4.5 unu oluşturmalarına rağmen, geçen sene on trilyon dolarlık
alışveris yapmışlar. Çin ve Hindistan birlikte dünya nüfusunun %40'ını
oluşturduları halde sadece üç trilyon dolarlık alışveriş yapmış. Kaynak:http://www.latimes.com/business/la-fi-econ19-2009jan19,0,1021931.story

Tekrar altını çizmek istiyorum: Dünyada hareketli geçen emlak ve finans piyasasına rağmen; teknoloji
alanında neredeyse hiç bir gelişme olmadı. Hızlı Internet ve yayılan
laptop kullanımı nedeniyle Web 2.0 olageldi. Ama bunun dışında disrupting (çığır
açıcı) bir teknolojik gelişme gerçekten olmadı: Arabalarımız hala
benzinle çalışıyor, izlediğimiz televizyon hala aynı televizyon ama
ekran biraz incelmiş durumda, sağlık alanında önemli bir gelişme yok
vs.. vs…

Obama'nın başkanlığa başlaması ile ilgili beklentiler aşağıdaki gibidir:

  • Clean Tech / Green Tech vs. alanında federal yatırımların
    başlaması, genetik ve sağlık alanında önemli politika değişiklikleri
    bekleniyor.
  • Obama'nın halka Internet vasıtasıyla yakınlaşmasının
    da Politika 2.0 döneminin başladığı işaretlerini veriyor.Halkın sadece
    kendi çıkarları doğrultusunda, veya başıboş ve amacından sapmış
    organizasyonlarla zaman harcamak yerine, Internet üzerinden
    kollaborasyon teknolojileriyle ülkenin gidişatına katkı yapabileceği
    bir dönem başlıyor.
  • Rölanti'de devam eden Silikon Vadisi hardware ve software sektörü Mobil 2.0 ve TV 2.0' ı doğurdu – doğuracak.
  • Kişisel tatmin için yüklü miktarda paralar ödenerek satın alınan smart
    phone'lar sayesinde, mobil internet'in önümüzdeki sene içinde hot topic
    olacağı garanti durumda…
  • Bildiğimiz Televizyon teknolojisi ise önümüzdeki 2
    sene içerisinde Internet tarafından devralınacak. Youtube, Hulu vs..
    derken Amerika'dan real time veya DVR ile istenildiği zaman Türk
    televizyonlarının bile izlendiği bir dönem bekliyor bizi.
  • Kişisel tahminim ise, teknolojik olarak hardcore bir gelişme
    olmadığından dolayı, tüketimi yeniden körüklemek için firmaların
    mass-customization'ı hızlandıracakları doğrultusunda. Mesela MiAdidas.com 'a
    gidip görebilirsiniz ki kendi ayakkabı renklerinizi seçip, Adidas'ın
    Çin'deki fabrikasındaki işçi'nın size özel ayakkabı üretmesini
    sağlayabiliyorsunuz. Bunu hayatımızın her alanına uygularsak, herkesin
    kendini iyi ve özel hissettiği ve daha çok tükettiği bir piyasa
    öngörülebilir.

Son olarak, Silikon Vadisi ve San Fransisko'da neler oluyor, kısaca anlatayım:

  • San Fransisko Bay Area'da emlak fiyatlarının zaten her
    zaman yüksek olmasından dolayı, burası emlak piyasasının batmasından
    fiyat düşüşleri dışında fazla etkilenmedi. Bunun diğer bir sebebi de
    burada çoğu kişinin ev sahibi olmayıp, kirada oturması (70% oranında).
  • Krizin etkileri burada ilk, geçen sonbahar iflas eden
    büyük finans şirketlerinin San Fransisko şubesinde çalışan yüksek
    maaşlı elemanların işten çıkarılması ile oldu. Bu kişilerin yeniden
    finans sektöründe iş bulabilme imkanları olmadığından,  ellerinde kalan
    son paralarını kullanıp startup kurmaya çalışıyorlar. Bu nedenle olsa
    gerek ki hem finans alanında bir çok startup fikri görüyorum, hem de
    finans uzmanlığı olan kişilerce kurulan bir çok startup var. 
  • Retail sektörü genel olarak satışların düşmesiyle
    kötü olarak etkilendi. San Fransisko'da merkezi olan retail
    şirketlerinde işten çıkarmalar hala sürüyor.
  • Teknoloji alanında ise büyük şirketler genel olarak
    gelir düşüşü beklediğinden önceden önlem alarak gerekli işten
    çıkarmaları yaptılar. Google, Verisign  gibi birçok ve firma  öncelikle
    kontratlı çalışan işçilerinin kontratlarını yenilemediler.
  • Büyük ve Orta boy şirketler (mesela Yahoo), organizasyonlarını yeniden
    yapılandırdıklarını öne sürerekten binlerce kişinin işine son
    verdiler… Haliyle piyasada bir sürü işsiz insan var. Kaliforniya
    Eyaleti'nin İşsizlık Sigortası Ofisleri taleplere cevap veremiyor,
    zamanında ödeme yapamıyormuş hatta. Birçok kişi ya işten çıkarılıyor ya
    da işten çıkarılma korkusuyla daha fazla çalışıyor. Startuplara
    gelince, VC şirketleri geçtiğimiz aylarda, startupların gereksiz
    masrafları muhakkak kesmeleri, yeni işe alımları durdurmaları ve bir an
    önce yeni bir round finansman almak yerine ek gelir getirme yönünde
    çalışmaları önerisinde bulundular. 50'den fazla kişiye sahip
    startupların neredeyse hepsi 4-5 kişinin işine sor vererek 10%luk bir
    tasarruf yaptı. Lüks kategorisi en çok etkilenen kategori oldu, mesela
    bizim startuplarımızdan biriyle aynı ofis binasında yer alan bir lüks
    ürünler startupı, eleman sayısını 30'dan 6'ya indirdi.  4-5 kişilik
    küçük startuplar ise funding almak yerine şirketlerinin bir an önce
    cash flow positive olması yönünde çalışıyorlar. Cash Flow'u ön plana
    almamış olan startuplar ofislerini kapatıp ayrıldılar.
  • Venture Capitaller ise yatırım kriterlerini değiştirdiler: kriz
    öncesi dönemde prototipi olan her şirkete funding verirken, artık
    sadece ve sadece para kazanan şirketlere yatırım yapıyor. Zaten
    piyasada acquisition ile para kazanılma dönemi neredeyse bitmiş
    durumda, artık Silikon Vadisi'nde revenue ve cash kral. Düşen benzin
    fiyatları sayesinde piyasada biraz hareketlenme olsa da, genel olarak,
    hem insanların yaptığı aktiviteler, hem de organize edilen
    konferanslar, toplantılar vs.. azalmış durumda.
  • Bütün bu haberlerin negatif olmasına bakmayın…Silikon Vadisi ve Kaliforniya kültürü bir ümit kültürü. 1850'lerde altına hücum sırasında dünyanın her yerinden buraya altın aramak için
    göç etmiş kişilerin girişimci ruhu hala devam ediyor.

OutCubator olarak, seed stage ve öncesi fikirlerde bir artma görüyoruz.
Yapılabilecek neredeyse bütün yatırım kapılarının kapanmasından dolayı
ve de insanların büyük şirketlerde çalışmaktan bıkmış olmalarından
dolayı, yeni şirket kurup, bir şeyler üretip para kazanmak isteyen
kişilerin sayısında büyük bir artma var.

VC ve Angel funding de tükenme seviyesine geldiğinden dolayı, kişiler
kendi kişisel sermayelerininden de katkı yaptıklarından dolayı,
fikirlerin kalitesinde bir artma var. Mesela önceden her hafta 1-3
girişimciyle toplantı yaparken, şu aralar 4-5 toplantı yapıyorum.
Gelecek, küçük, emin adımlarla, gerçek business modelleriyle destekli
startuplardan olacağa benziyor.

Obama'nın seçim sırasında kullandığı 'Hope – Ümit' ve 'Yes we can!
Tabii ki becerebiliriz' sloganlarının bu gibi zamanlarda önemi büyük!
Hepimizin gelecekten ümidimizi, gündelik hayattan da çabamızı
eksiltmememizi diliyorum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir